8 Kasım 2016 Salı

Yedigöller Gezisi


Bu pazar evde oturmayalım dedik, azcık gezelim istedik. Uzun zamandır istediğim bir şeydi Yedigöller Gezisi. Kızımla göze alamıyordum, çünkü sağolsun hemen karnı acıkır, tuvaleti gelir, yorulur, karnı ağrır gibi bilimum bişeyler olur kendisine. Ama ama güzel kızım beni yanılttı ve testi geçerek yeni yol arkadaşım olmaya hak kazandı:) Yani artık onunla gezmelere gidebilirim yeterince olmuş kendisi :)))
Yurdun Gezginleri isimli bir grupla gittik geziye. Çoğunu tanımıyordum sadece geziyi düzenleyen İbrahim Beyi tanıyordum ama öyle samimi bir ortam var ki sanki arkadaşlarımızla planlamışız bu geziyi.
Arkamızdan vuran ışık bize nurlu bir ifade katmış:))) Ulvi:)
Doğanın güzelliğine hayran olmamak mümkün değil. Arkadaşım dedi ki ; "cennete benziyor sanki burası" tam da aklımdan "cennet böyle bir yer olmalı" diye geçiriyordum. Oranın bir de kokusu var ki içinize huzur veriyor sanki. Görüntü, sesler ve koku huzur veriyor insana. Doğadan uzaklaştıkça mutsuz olduğumuzu hissediyorum böyle zamanlarda. Daha çok doğayla baş başa vakit geçirmeliyiz diye düşünüyorum.

Hülyacığım, Ezgi ve ben bizim ekip. Çok erken kalkmış olmamızdan ötürü şiş biraz yüzümüz gözümüz. Eşim dedi ki; "Gezmek dışında hiç bir şey seni yataktan kaldıramazdı,pazar günü bu saatte". Ahhh bu erkekler işte. Eşimle oğluma da dedim gelin diye ama bizim dedeler hayır dedi. Bizim adamlarda iş yok diye düşünürken bir baktım ki geziye katılanların büyük çoğunluğu bayan. Sadece bizde değil demek ki dedim genelde işler böyle yürüyor:)

Manzaranın güzelliğine bakar mısınız? Sanki insan hiç yaşlanmaz burada.
Yalnız tek sıkıntı pazar günü çok sayıda tur vardı ve resmen yaya trafiği vardı bazı yerlerde. Hele bayanlar tuvaletleri ömür törpüsüydü. Bu arada geziye katılanların ağırlıkla kadın olduğu istatistiğini çıkarabiliriz. Eeee bizde ne yaptık yandaki boş erkekler tuvaletine cebren ve hile ile bir süreliğine el koyduk. Sonuç olarak tur beklemez yani o erkeklerde otobüslerin kalkabilmesi için beklemek zorunda kalacaklardı. Kazan-kazan yöntemi yani, kapişşş:)))
Gezdiği süre boyunca tabelalardaki uyarıları ve etraftaki çöpleri gördükçe aklıma Cehennem kitabı ve filmi geldi. Doğaya en zararlı canlılar insanlar maalesef. Her şey bizim hakkımızmış gibi tepe tepe kullanıyoruz. Ve böyle devam ederse kendi soyumuzu tüketeceğiz. Bu kadar bencil ve umarsız davranmaya devam edersek te çok uzun sürmeyecek gibi görünüyor:(


Açık havadan mıdır nedir? Bir iştah, bir iştah, sürekli yedik.(Kapalı havada yemiyorum sanki, kimi kandırıyorsam artık:)))) 
Yurdumun gezilip görülecek daha çok yeri var. Cennet gibi köşeleri var, eğer biz mahvetmezsek. Ben gezip gezip anlatırım burada . Beni izleyin anacığım.....


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder