Hafta sonu geziye gittiğimizden bahsetmiştim. Gezi sırasında taş atölyesine gittik. Orada gezinirken hoş bir bayan bana "morlar çok yakışmış hanfendi" dedi. "Teşekkürler" dedim "mor benim rengim".Sonrasında biraz sohbet ettik ve bana "sıradışısınız" dedi. Bende "sizde öylesiniz" dedim. "evet öyleyim, alçak gönüllü olamayacağım" dedi. Bende ""alçak gönüllü olma inanırlar" diye bir söz vardır olmayın tabiii:)))" dedim. Karşılıklı birbirimize iltifatlar ettik. Bu konuşmalar olurken eşim yanımdaydı. Ama ben eve gelince tekrar bu konuyu açtım o kadar mutlu hissetmişim ki kendimi eşimin yanımda olduğunu bile unutmuşum. Eşim de dedi ki "bende yanındaydım ya hayatım". Eeee dedim ne yapalım tekrar dinle:))) Hadi biraz benden bahsedelim, ne kadar özel, farklı,hoş olduğumdan falan bahsedelim" diyerek kahkahalarla güldük.
Sonra düşündüm, hepimizin en sevdiği konu kendimiziz. Hep "ben ben" diye konuşuyoruz.Kendimizden, çocuklarımızdan eşimizden bahsetmeye bayılıyoruz. Fotoğraf çektiririz ilk önce sadece kendimiz nasıl çıkmışız ona bakarız. Hepimizin derdi kendimizi özel ve önemli hissetmek. Bu yüzden bizi özel ve önemli hissettiren insanları seviyoruz, mutlu oluyoruz.
Bazen insanlar diğer insanların anlayışsız ve bencil olduğundan şikayet ettiğinde onlara "aslında kimse size karşı değil, herkes kendinden yana" derim. Yani kişisel algılamayın:)) Sizin yerinizde başkası da olsa aynı şeyi yaparlardı(yapardık belkide).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder