Dün sabah evden çıkarken Bahçeli Ev satın almak için ev bakmak niyetindeyik. Benim çocuklarım Bahçeli evi köpek besleyebilmek için istiyorlar. Bende köpek severim ama uzaktan :))) yani köpeklerden korkarım biraz(biraz az oldu biraz:)))) Neyse efendim annelik bu çocuklarım için katlanırım sevmeye çalışırım dedim ve kabul ettim Bahçeli Ev fikrini. Yalnız burada bir şeyi belirtmeden geçemeyeceğim . Arkadaş o ev fiyatlarına ne olmuş öyle , resmen uçmuş . Hani ekonomide durgunluk vardı , hani piyasalar kötüydü. Yok öyle bir şey . Hiç kimse burnundan kıl aldırmıyor valla.
Neyse efendim konuyu dagatmayayim , bir sürü ev baktıktan sonra açıkınca yemek yemeğe gittik. Ben köfte yedim çocuklar ve eşim lahmacun yediler. Yaklaşık 2 saat sonra oğlum kusma başladı ama kustu bitti olmadı . Sürekli olarak Afedersiniz öğürdü .İçi dışına çıktı bebisimin. Acile gittik eve gitmeden. Tedavi yapıldı ama hiç değişen bir şey olmadı . Sonra apandisit teşhisi koydular ve acil ameliyat dediler. Ve ameliyat oldu çok şükür şimdi iyi.
Ama biz dün sabah ev bakıp geri döneriz diye çıktığımız eve hala dönemedik. Yani demem o ki otomatige bağlıyoruz hayatı ve hep planldığımız gibi gidecek sanıyoruz ama hayatın bizimle ilgili başka planları olabiliyor. Ve hepsi insanlar için . Hayat sürprizlerle dolu. Hep güzel sürprizler olsun dilerim.
Böyle zamanlarda hayatta sizin için gerçekten neyin önemli olduğunu daha iyi fark ediyorsunuz. Dürtüyor sanki hayat farkındalıklarının artması için . Durtmeden bilelim sevdiklerimizin kıymetini . Kaybetme korkusu sevgiyi canlı tutarmış. Aslında hepimiz birbirimizi bir gün kaybedecegiz . Ölümlüyüz sonuçta .
Yani diyorum ki otomatige bağlamayın hayatı , sevdikleriniz her zaman iyi,sağlıklı ve yanınızda olamayabilirler . Çok sevdiğim bir söz vardı kimin bilmiyorum "Her gününüzü hayatınızın son günü gibi yaşayın . Birgün haklı cikacaksînız".

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder