Cumartesi günü Mindfulness eğitimine katıldım. Uzun bir süredir aslında mindfulness hakkında araştırmalar yapıyorum. Bu eğitim tüm bu araştırmalarımı sistematik hale getirmemi sağladı. Öncelikle mindfulness ne demek onu açıklayarak başlayalım. Mindfulness; yaşadığımız şu anı bütün dikkatimizi vererek gözlemlemek, anda olmak yada şimdide olmak, o ana odaklanmak demek. Yaşananlara normalde yaptığımız gibi isimler koymadan, kategorize etmeden, yargılamadan tarafsızca bakabilmek.
An'da olmak, yani her ne yapıyor isek orada olmak, geçmişi düşünmemek, geleceğe dair planlar yapmamak, düşüncelerin akışına kapılıp kaybolmamak.
Peki anda olmak neden önemli? Kronik mutsuzluğumuzun, odaklanamamızın , yaşadığımız şeylerden keyif alamamamızın sebebi o anda olmamamızdan kaynaklanıyor. Duştayken mesela vücudumuz banyodayken zihnimizinde banyoda olması gerek. Araba kullanırken arabada olmamız gerek. Mindfulness bir yetenek değil bir beceri. Yani geliştirilebilir, herkes yapabilir. Günlük egzersizleri var ve sadece 10 dakika yapmak bile hayatınızda olumlu değişimlere sebep oluyor. Mindfulness odaklanmayı arttırıyor, yaşadığımız andan keyif almamızı sağlıyor ve böylece kronik mutsuzluğu yok ediyor.
Mindfulness ile ilgili özellikle yurt dışında çok sayıda araştırma var ve sonuçlar gerçekten çok işe yaradığını gösteriyor.
Eğitimci Erhan Ali YILMAZ yıllarca reklamcılık sektöründe çalışmış bir kişi. Ve bir gün aşırı stresten dolayı bir rahatsızlık geçirince rahatlamanın yollarını ararken mindfulnessla tanışıyor ve hayatındaki olumlu değişiklikleri görünce bu yöntemden herkesin faydalanmasını istiyor.
Eğitimde çok sayıda doktorun da olması beni mutlu etti.
Mutlu olmanın tek yolu sakin bir zihindir. Zihnimizi sakinleştirmemiz gerek. Bunu isterseniz meditasyonla, yogayla yaparsınız isterseniz mindfulness egzersizleriyle. Yani temelde hepsi aynı .
Eğitimde, bağımlılıklardan da bahsedildi. Özellikle kötü alışkanlıkları nasıl bırakacağımızdan. Nasıl faydalı alışkanlıklar edineceğimizden. Ve çok müthiş bir şey , beynimiz her an öğrenerek değişebilir, yani yaşlandıkça değişmez, yeni nöron üretilmez vb.... gibi inançların yanlışlığını bilim bugün kanıtlamış durumda.
Sonuç olarak gün içerisinde düşüncelerin akıntısına kapıldığınızı hissettiğinizde hemen durmanız gerek. Sizi sürüklemesine izin vermeden düşünceler o ana odaklanmanız gerek. Her ne yapıyorsanız gerçekten orada olup, gerçekten hissederek yapmamız gerek.
Ayrıca hergün en az 10 dakika sadece nefesinize odaklanarak hiç bir şey düşünmemeye çalışarak egzersiz yapmanız gerek.
Ve en can alıcı nokta; eğer her gün yapmazsanız bir işe yaramaz. Yani bunu rutin haline getirmeniz gerek. Rutinlerin gücüne güvenin. Rutine bağlayıp her gün yapın ve farkı görün. Şahsen ben yapmaya başladım ve gerçekten daha dingin hissetmeye başladım. Ve hocanın dediği gibi "yapmak başlarda zor, yaptıkça kolaylaşıyor".




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder