
Geçtiğimiz hafta sonu benim için yoğun ve keyifliydi. Yoğun olmayı , insanlarla olmayı seviyorum genelde ama bazen de sakinlik istiyorum . Gezmek yorucu bir eylem, komşu teyzem "yorgunluğun adını gezme koymuşlar" derdi.
Çocuklar küçükken gezmek zor oluyordu ama gene de gezmekten vazgeçmezdim ben. Laf aramızda benim annemde böyle:)))) Anasına bak kızını al boşuna dememişler. Gezmeyince hasta olanlar grubunun üyesiyim nacizane:))))
Çocuklar küçükken gezmeye gitmek aslında evin ne kadar güzel olduğunu anlamamı sağlardı. Ne kadar rahat ve konforlu olduğunu anlardım o zamanlar. Şimdi büyüdüler kendi kursları, ödevleri programları var:(


30 Eylül - 1 Ekim Ankara Karum Çim Alanda Yaratan Kadınlar Festivali vardı. Üreten kadınlar standlarda ürünlerinin tanıtım ve satışını yapıyorlardı. Üreten insan mutludur , kendini gerçekleştirir. O yüzden kadınların üretmelerini , topluma karışmalarını çok önemserim ve destek olmaya çalışırım. Bir yerden başlamak lazım hanımlar , destek isterseniz her zaman destek olmaya çalışırım sonuç olarak "biz kimiz kadınız" dimi:)))


Ahşap oyuncak standı. Oğlum küçükken sağlıklı ahşap oyuncak aradığımızı hatırlıyorum ve bulamadığımızı:( Birlikte gittiğim arkadaşımın 6 aylık bebeği vardı ve onun için çok güzel şeyler aldı . Yeni nesil daha şanslı sanki:)))


Akşam da Winner İncek Hotel'de 90'lar partisi vardı. Yeşim Salkım, Metin - Eda Özülkü, Ferda Anıl Yarkın dörtlüsü bize nostalji yaşattılar ve çok keyifli bir akşam geçirdik. Defalarca söylediğim gibi insan ruhu hiç yaşlanmıyor, net:))))

Yeşim Salkım hala çok güzel. Eda Özülkü de aynı. Yaşlanmıyor bu hatunlar. Yaşsız kadınlar bunlar:)

Arkadaşımla ben de yaşsız kadınlar olmaya adayız:))))

Winner İncek Otel de ilk kez bir konsere katılıyorum ama kesinlikle son olmaz diye düşünüyorum çünkü mekan çok güzel düşünülmüş. Havalandırması, ısı ayarı falan çok iyiydi. Konfor düşünülerek yapılmış çok şey.
90'lar ne güzel zamanlardı. Ben o dönem genç olduğum için demiyorum. Şarkılar daha kaliteli , sanatçılar da öyle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder